düğün ve cenaze..
yaşlandığımı daha doğrusu " yaş aldığımı" arkadaşlarımı evlendirdiğimde ve akrabalarımın cenazelerine gittiğimde daha çok duyumsuyorum.
çocukken düğün denen şey ortalarda koşturduğum,gelinle damat için gönderilmiş boy boy çelenklerin içinde krapon kağıdından yapılma karanfilleri aşırdığım,genelde azıcık ve çok da lezzetli olmayan pastaları yediğim uykum gelince sandalyelerin üzerinde uyuduğum bir şeydi.
cenazelerden haberimiz olmazdı zaten pek,mezarlıklara götürülmezdim,mevlütlerde mutfakta hazırlanan yemeklerden aşırmakla meşgul olurdum.
![]()
ama şimdi hangisi arkadaşımsa artık gelin ya da damat takmak için altın aldığım,tebrik sırasını beklediğim,üzerinde adımın yazılı olduğu davetiyeler aldığım hatta şahit koltuğuna oturduğum etkinliklere döndü düğünler,cenazeler ise namazda saf durduğum,mevlütlere yemek pişirdiğim,mezarlıklarda çicek koyduğum olaylar haline geldi.
ama ben hala çelenklerden çiçek çalmak,ölen kişinin uzak bir yere seyahate gittiğine inanmak istiyorum.
ağırbaşlı,ciddi büyük kız havalarını yakıştıramıyorum kendime...

.jpg)
